Amerika ve Siyonist Rejim’in direnişin sona ereceği düşüncesi yanlıştır

Tarih:

Devrimin Lideri, Hazreti Fatıma Zehra (sa)’yı yaratılışın harikalarından biri olarak tanımlayarak, İslam’da kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olduğunu vurgulamıştır. Kadın ve erkek, bilimsel, kültürel, toplumsal ve diğer alanlarda birbirini tamamlar. Ayrıca, Siyonist rejim ve Amerika‘nın bölgedeki suçlarının devam ettiğine dikkat çekmiştir.

Devrim Lideri Ayetullah Hamanei, bugün sabah saatlerinde binlerce kadın ve kızla yaptığı görüşmede, Hazreti Fatıma Zehra (sa)’yı yaratılışın harikalarından biri olarak nitelendirerek, İslam‘ın kadınla ilgili temel prensiplerini açıklamış ve şu şekilde vurgulamıştır:

İslam’da kadın ve erkek birbirini tamamlayan varlıklardır ve her ikisi de yüksek yaşam ve zihinsel ile ruhsal kapasiteye ulaşma konusunda bilimsel, kültürel, sanatsal, toplumsal, siyasi, ekonomik ve uluslararası alanlarda eşit haklara ve fırsatlara sahiptirler. İslam, kadın ve erkeği bu alanlarda birbirinden ayırmaz.

Ayetullah Hamanei, ayrıca Siyonist rejim ve Amerika ‘nın bölgedeki suçlarının devamına ve bazılarının bunlara yardım etmesine değinerek şunları ifade etmiştir:

Siyonist rejim, Suriye üzerinden Hizbullah’ı kuşatıp yok etmeye hazırlanıyor ama unutmasınlar ki yok olan, İsrail olacaktır.

Ayetullah Hamanei, konuşmasına Hazreti Fatıma Zehra’nın (sa) doğum günü vesilesiyle tebriklerini ileterek, kadınlar ve kızlarla yapılan toplantıyı çok verimli ve coşkulu bulduğunu belirtmiştir.

Toplantıya katılan yedi kadından bazılarının, “aileyi sanal dünyada koruma”, “nüfus artışı”, “sanat alanındaki kadın meseleleri” ve “evlilik konusunda kolaylaştırıcı çözümler” gibi önemli konuları gündeme getirdiğine işaret eden Ayetullah Hamanei, bu görüşlerin ilgili makamlar tarafından ciddiyetle takip edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Devrimin Lederi, Hazreti Fatıma Zehra’nın (sa) varlığının yaratılışın bir mucizesi olarak bazı yönlerini ifade ederken şunları söylemiştir:

Bir genç kadının manevi ve ilahi kimliğiyle öyle bir seviyeye ulaşması ki, Şii ve Sünni rivayetlere göre, onun öfkesi Allah’ın öfkesi, onun memnuniyeti ise Allah’ın memnuniyetini getiriyor, bu gerçekten büyük ve şaşırtıcı bir şeydir.

Ayetullah Hamanei, Hazreti Fatıma’nın (sa) “Peygamberimizle zorluklar içinde teselli bulma”, “Emirülmümininle cihat etme”, “Meleklerin gözlerini büyüleyen ibadetleri”, “açık, etkili ve ateşli hutbeleri”, “İmam Hasan, İmam Hüseyin (a.s.) ve Hazreti Zeynep (sa)’yi yetiştirme” gibi özelliklerini vurgulamıştır ve şöyle eklemiştir:

O, çocukluk, gençlik, evlilik ve hayat biçimiyle en güzel, en etkileyici ve en açık Müslüman kadın modelidir.

 Ayetullah Hamanei, dünyada kadınla ilgili farklı görüşleri değerlendirerek şunları söylemiştir:

Kapitalistler ve onların destekçilerinin, dünya çapında etkili medya aracılığıyla, dürüstlükten yoksun bir şekilde, felsefi ve insancıl bir teori kılıfına bürünerek, kendi suçlu ve yozlaştırıcı çıkarlarını gizleyip, dünya çapındaki kadınların toplumsal yaşamını yönlendirme amacı gütmektedirler.

Ayetullah Hamanei, Batılı emperyalistlerin ve kapitalistlerin her zaman sahtekar olduğunu belirterek, kadınları düşük ücretli işçiler sağlamak için fabrikalara çekmelerini, “kadınların özgürlüğü ve bağımsızlığı” maskesiyle örtülü bir sahtekarlık olarak nitelendirmiştir.

Ayetullah Hamanei, yaklaşık iki yüzyıl önce Amerika’da köle özgürlüğü sloganının ardında yatan gizli amacı, güney tarım alanlarından kuzey fabrikalarına köleleri taşımak olarak değerlendirmiştir ve şunları eklemiştir: Bugün de feminist sloganlar ve kadın hakları adına, insanlık dışı ve politik hedefler gizlenmektedir, bazıları bugün belli olsa da bazıları ilerleyen zamanlarda ortaya çıkacaktır.

Ayetullah Hamanei, İslam’ın kadınla ilgili düşüncelerinin daha geniş bir kitle tarafından anlaşılması için bu mantığın topluma yayılmasının ve buna göre hareket edilmesinin önemli olduğunu belirtmiştir.

Bu konuda devrimden sonra çok şey yapıldığını da sözlerine eklemiştir.

Devrimin Lederi, İslam’da kadınla ilgili ilk önemli ilkeyi “evlilik” olarak tanımlamış ve şu şekilde devam etmiştir:

Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetine göre, kadın ve erkek birbirinden yaratılmış, eş ve birbiriyle tamamlayıcı varlıklardır.

Ayetullah Hamanei, kadın ve erkeğin “birbirini tamamlaması” ilkesinin, aile adı verilen üçüncü bir varlık oluşturmayı gerektirdiğini belirtmiştir.

Bu nedenle, ailenin kurulması ilahi bir yaratılış geleneğidir ve İran kültüründe de aileye olan bağlılık, milletin kültürel derinliğinin ve gücünün önemli göstergelerindendir.

Devrimin Lederi, İslam’ın kadınla ilgili başka bir önemli ilkesini de “kadın ve erkek arasında manevi hareketlilik, insani olgunlaşma ve yüksek bir yaşam arayışında hiçbir fark bulunmaması” olarak ifade etmiştir.

İslam’a göre, kadın ve erkek fiziksel farklılıklar olsa da, her ikisi de sınırsız düşünsel ve pratik yeteneklere sahiptir. Bu da, kadının erkek gibi bilimsel, siyasi, toplumsal, ekonomik, uluslararası, kültürel ve sanatsal alanlarda önemli bir rol üstlenebilmesi gerektiği anlamına gelir.

Ayetullah Hamanei, İslam’ın aile içindeki kadın ve erkek rollerine dair görüşlerini açıklarken, farklı rollerin birinin diğerinden üstün olduğu anlamına gelmediğini vurgulamıştır.

Kadın ve erkek, ailede eşit haklara sahiptir; ancak İslam, kadını bir çiçek gibi görür ve ona aile içinde özel bir ilgi ve özen gösterilmesini ister.

İslam’ın “kadın ve erkek arasındaki ilişkilerde sınırlamalar” konusundaki bakış açısını da ele almıştır:

İslam, “tesettür, iffet ve bakış açısı” konusunda bazı kurallar ve hassasiyetler belirlemiştir. Bugün Batı’da yaşanan serbestlikler nispeten yenidir ve Batı’nın eski edebiyat eserlerinde Avrupa’daki kadınlar hakkında oldukça fazla hassasiyet olduğu görülmektedir.

Ayetullah Hamanei, İslam’ın kadına dair görüşlerinden bir diğer önemli noktanın “anneliğin manevi değerinin ve bununla gurur duymanın” olduğunu belirtmiştir.

Bugün, bazıları, kapitalistlerin ve emperyalistlerin politikaları ve bağımsız toplumlara düşmanlıkları nedeniyle annelik kavramını olumsuz bir şekilde sunmaktadır. Oysa annelik ve bir insan yetiştirmek, çok değerli bir onurdur. Bu nedenle, İslam, annelere büyük saygı gösterir ve “Cennet annelerin ayakları altındadır” gibi ifadelerle anneliği yüceltir.

Ayetullah Hamanei, İslam’ın kadınla ilgili temel prensiplerini sıraladıktan sonra, devrim sonrası, bu yüksek bakış açısına dayalı olarak, kadınların her alanda gösterdiği olağanüstü gelişime değinmiştir.

Devrim mücadelesi ve zaferi sırasında kadınların rolü belirleyiciydi ve bazıları, kadınların yürüyüşlere katılmasını istemeseler de, büyük İmam bu duruma şiddetle karşı çıkmıştır.

Ayetullah Hamanei, kadınların siyasi, uluslararası ve savunma gibi çeşitli alanlarda gösterdiği örnek faaliyetleri, devrimden sonra kadınların başarıları olarak tanımlamıştır ve şöyle eklemiştir:

İranlı kadınlar, kendi kimliklerini, kültürlerini ve tarihi geleneklerini, edeple ve iffetle koruyabilmişlerdir; bu nedenle bugün Batı’nın birçok ülkesinin karşılaştığı olumsuz durumlara maruz kalmamışlar ve bundan sonra da aynı şekilde yol alacaklardır.

Ayetullah Hamanei, kadınların bilimsel ve akademik alandaki başarılarını da takdirle karşılamış ve şunları söylemiştir:

Bugün kadın müctehidlerin sayısı az değildir ve birçok kadın meselesinde erkeklerin doğru kararlar veremediği durumlarda, kadınlar müctehitlerden fetva almalıdır.

Ayetullah Hamanei, devrim öncesine kıyasla, dini inançlarını koruyarak bilim adamı, üniversite profesörü, yazar, şair ve sanatçı olan kadınların başarısını tartışılmaz şekilde büyük bir gelişim olarak görmektedir.

Bununla birlikte, düşmanın da boş durmadığını ve hızla farkına vardığını belirtmiştir. Çünkü düş

manlar, devrimi askeri yollarla yıkmanın mümkün olmadığını anlamışlardır; bu nedenle psikolojik savaş, propagandalar ve dürüstlükten uzak sloganlarla devrimi alt etmeye çalışmaktadırlar.

Ayetullah Hamanei, “Kadınları savunma” bahanesiyle bir ülkede ayaklanma çıkarılmasını, kötü niyetli kişilerin sahte sloganlarının bir örneği olarak değerlendirmiştir.

Kadınlar, kızlar, öğretmenler, öğrenciler ve tüm toplumun kadınları, bu kötü niyetli kişilerin, kadın hakları konusundaki değerleri saptırmaya yönelik psikolojik ve yanıltıcı savaşlarına karşı dikkatli olmalı ve gereken önlemleri almalıdırlar.

Ayetullah Hamanei, konuşmasının sonunda bölgedeki gelişmeleri değerlendirerek şunları söylemiştir:

Suriye’de gerçekleşen olaylar ve Siyonist rejim ile Amerika’nın işlediği suçlar ve başkalarının onlara sağladığı destekle, düşmanlar, direnişin sona erdiğini düşünmüşlerdir; ancak büyük bir yanılgı içindedirler.

Ayetullah Hamanei, “Seyyid Hasan Nasrallah’ın ve Sinvar’ın ruhları canlıdır” diyerek, şu şekilde devam etmiştir:

Onların bedenleri gitti, ancak şehadet, onları yok etmedi ve ruhları, düşünceleri yaşamaya devam ediyor. Onların yolu devam etmektedir.

Ayetullah Hamanei, Gazze‘nin Siyonist saldırılara karşı gösterdiği direniş ve Lübnan’daki direnişin devam ettiğine de değinerek şunları söylemiştir:

Siyonist rejim, Hizbullah’ı Suriye üzerinden kuşatıp yok etmeye çalışıyor, ancak sonunda yok olacak olan İsrail’dir.

Ayetullah Hamanei, İran’ın Filistinli direnişçiler ve Hizbullah mücahitleriyle dayanışma içinde olduğunu vurgulamış ve onların bir gün düşmanlarının altına alacaklarını umut ettiğini belirtmiştir.

Ayetullah Hamanei, konuşmasının başında, kadınlar ve kızlar konusundaki görüşlerini dile getiren altı kadına teşekkür etmiş ve onların söylediklerini çok önemli bulduğunu ifade etmiştir.

Kaynak:Khamenei.ir

Paylaş:

Özelikler

Popüler

İlgili Haberler
İlgili Haberler

Ulusal Ağaç Dikme Seferberliğini Ciddiye Alın

Ayetullah Hamanei'nin Ağaç Dikme Günü ve Doğal Kaynaklar Haftası münasebetiyle fidan dikiminden sonra yaptığı açıklamalar

Devrim Liderin Ağaç Dikme Günü’nde Fidan Dikmesi

Devrimi Lideri Ayetullah Hamanei , bugün öğle öncesi Ağaç Dikme Günü münasebetiyle üç adet fidan dikti.

Kur’an İnsanın Tüm Ruhsal ve Ahlaki Hastalıklarının Tedavisidir

Mübarek Ramazan ayının ilk gününde, İslam Devrimi Devrim Liderii Ayetullah Hamanei, "Kur'an'la Buluşma ve Seçkin Uluslararası Hafız ve Karilerle Bir Araya Gelme" programında, bireysel, toplumsal ve ulusal düzeyde Kur'an'ın şifa verici öğretilerine olan ihtiyaca dikkat çekti. Toplumun, Kur'an'ın manevi kaynaklarının kalplerde, düşüncelerde ve dolayısıyla tüm insanların davranış ve eylemlerinde akmasını sağlayacak şekilde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Ayetullah Cevadi Amuli’nin Tefsiri Kıyaslanamaz Bir Mirastır

Devrim Lideri Ayetullah Hamanei Uluslararası Tesnim Tefsiri Konferansı Organizatörleriyle Görüşmesindeki Konuşması.